27.10.2005

Dün okuldan gelirken DVD kiralayan yere uğradım ve tesadüfen rafta ''Büyük Adam Küçük Aşk'' filmini gördüm. 

Büyük bir sevinçle hemen kiraladım. Çok uzun zamandır Türkçe film seyretmemiştim. Film çok güzeldi. 2001de çekilmiş ama hiç haberim olmamış. İnternette okuduğum kadarıyla baya bir başarı elde etmiş.

Ertesi sabah da filmi saat 10'a kadar teslim etmem gerekiyordu. Metroyu kaçırınca 7-8 dakika  geç kaldım. E bende Kırgız mantığıyla fazla paniğe de kapılmadım. N'olcak canım şurda 10dk. geç kalmışım. Dünyanın sonu değil ya.. Normalde 10'a kadar getirince kapının önünde büyük bir kutu olurdu oraya atardık. saat 10'da tabi kutuyu kaldırmışlar. Öyle olunca sıraya girmek zorunda kaldım. Neyse sonunda sıra bana geldi tabi sırada beklerken 5 dk. daha geçti ve 15dk. gecikmiş oldum. Tam teslim edip çıkacakken çalışan bayan 'Pardon gecikme bedelini ödemeniz gerekiyor' demez mi! 'E,ama sadece 10dk. gecikti' der gibi oldum ama bayanın kararlı bakışını görünce kendime burasının Japonya olduğunu hatırlatmak zorunda kalarak paşa paşa gecikme bedelini ödedim ve çıktım... bir daha metroyu kaçırmak mı?!Tövbe!! Eh ama japonların bu kuralcılığına hayran kalmamak elde değil... 

Akşam da aşağıdaki yemekleri yaparken Ankara'dan can arkadaşım Dilek  aradı.. Harika bir sürpriz oldu.. Yalnız biraz konuşur konuşmaz 'Senin Türkçene n'oldu?!' sorusuyla irkildim... 'N'olmuş ki benim Türkçeme canım? Olduğu gibi duruyor..' gibi bir şeyler geveledim ama.. içimde bir ses Dilek'in haklı olduğunu söylüyor.. sanırım daha fazla Türkçe okumam ve yazmam gerekiyor. Sanırım Japoncaya kendimi kaptırmış Türkçeyi unutma yoluna girmişim.. Hem dilin nankör olduğunu unutmamak gerekiyor...

Aslında bu tür hayatımla ilgili boş şeyler söyleyerek zamanınızı almak istemem ama bilinçaltında, Türkçe yazarak çalışıyorum aldatmacasına kapılıverdim bugün.. Hoşgörün..

Balikli BohcaElmalı  Sepetçikler'den kalan yufkadan bu bohçayı yaptım. Bu arada gene yufka kaldı. Yakın zamanda sitede yine yufkalı bir yemek görürseniz şaşırmayın.

 

Haşhaşlı Ekmek Tarifinde ise tereyağ fazlalığı dışında her şey güzeldi.

 Yerken tereyağın tadı hissediliyor.  Dolayısıyla çok kalorili ve sindirimi zor bir ekmek oldu. Gelecek sefere yapacak olursam tereyağını azaltırım.

 Günün Püf Noktası:
Buzdolabında meyve ve sebzeleri plastik poşetlerde saklamayın diye hep okurdum ve uygulardım.. Taa ki Japonya'ya gelene kadar. Burda marketlerde nerdeyse tüm meyve ve sebzeler plastik poşetlerle kaplı olarak satılıyor. Bende bir gün üşendiğim için sebzeleri plastik poşetle buzdolabına yerleştirdim. Böylece plastik poşetlerde daha uzun süre saklandığını kendi kendime keşfetmiş oldum. Tabi markettekiler bildikleri için poşetlerde satıyorlar heralde. O gün bu gün gerektiği kadar sebzeyi alırım tekrar poşetin ağzını kapatır buzdolabına atarım.

Yakında Eklenenler:

Çikolatalı Pasta

Havuç Salatası

Havuc Salatasi

Omlet

Omlet

Sarımsaklı Ekmek Kızartması

Sigar Peçete

Sigar Pecete

Sebze Buketi

Sebze Buketi

Home    Site Haritası    Arşiv    Tarihlere göre Arşiv    Dekorasyon    Püf Noktalar   Sizden Gelenler    e-mail us    Linkler